Gençlerbirliği – KaraKızıl Taraftar Grubu Bilindiği üzere Şeyhmus Özer’in vefatından dolayı Diyarbakırı ziyarete gelmiştiler bu ziyaret ile ilgili olarak KaraKızıllar Facebook sayfalarından bu ziyaretin detaylarıyla ilgili olarak şu anlamlı cümleleri paylaştılar;

Spor kamuoyuna:
TAZİYE ZİYARETİNE BİLE TAHAMMÜL EDEMEYENLERİN TEHDİTLERİNE RAĞMEN BİZ KİMSEYİ DIŞLAMAYACAĞIZ, ÖTEKİLEŞTİRMEYECEĞİZ!
Passolig’i boykot ettiğimiz için lig maçlarına gitmiyoruz. Bu nedenle kupa maçları bizim için 3 sezondur daha özel. Passolig uygulanmadığı için tribüne girme şansı buluyoruz. Geçen sene ilk turda elenmemiz sebebiyle sadece 1 maça gidebilmiştik. Bu sene ise Pendikspor deplasmanı ile maceramıza başladık. Kupa kuraları çekildikten sonra, 5 maça kağıt biletle girebileceğimizi düşünerek planlara başladık. Passolig uygulandığı için ilk maçımız olan Fenerbahçe deplasmanına gidemedik. Sonrasında Ankara’nın meşhur soğuğunda Menemen karşısında 19 Mayıs Stadı’nda yerimizi aldık. Gruptaki 3. maç ise Diyarbakır’da Amedspor ile yapılacaktı. Maç günü açıklanır açıklanmaz uçak biletlerimizi aldık. Maçtan 2 gün önce gece 11’de acı bir haber aldık. Amedspor kaptanı Şehmus Özer bir trafik kazası sonucunda hayatını kaybetmişti. Taraftarı, yönetimi ve futbolcuları sistematik bir şekilde lince uğrayan, tarihin en uzun süreli deplasman yasağı konusunda Ankaragücü’nü geçebilen tek takım olan (21 maç sonrasında son Maraş deplasmanında maça yarım saat kala deplasman yasağı olmadığını öğrenmişler) Amedspor’un ülkenin her yanındaki takımlarda forma giymiş, belki de en sevilen futbolcusunun kaybı bizleri de çok üzdü.



Gerek grup arkadaşlarımızla gerekse deplasmana geleceğini bildiğimiz diğer Gençlerbirliği taraftarları ile konuşup planlarımızı iptal etmeme ve gidip bu zor günlerinde rakip taraftarların yanında olma kararı aldık. Sabahın erken saatlerinde yolculuğumuz başladı. Diyarbakır’a indiğimizde Amedspor’un minibüsünü bize tahsis ettiğini görerek önce küçük bir şaşkınlık yaşadık. Amedspor Direniş Grubu Taraftarlar Derneği bizi kahvaltıya götürdü. Tanışma faslından sonra, kulübün resmi olarak bir gün sonra taziyeleri kabul edecek olmasını duyurmasına rağmen, kulüp başkanının programında yer açıp bizi kabul etmek istediğini öğrendik. Şehmus’un forma numarasına atfen 9 adet karanfil alıp, başkan ve yönetim kurulunun bir kısmı ile buluştuk. Kendileri için ziyaretimizin ne kadar değerli olduğunu anlattılar. Yaşadıkları tüm zorluklara rağmen spora verdikleri değeri anlattılar. Kısa bir sohbetten sonra akşam yemeğinde buluşacağımızı söyleyip Ergani’ye, Şehmus’un ailesine taziye ziyareti gerçekleştirmek için yola çıktılar. Kulüp yöneticilerine gerçekleştirdiğimiz ziyaretimiz sonrasında geçen sene kaybettiğimiz insan hakları savunucusu avukat Tahir Elçi’nin mezarını da ziyaret etmek istediğimizi Amedsporlu taraftarlara bildirdik. Bizi kırmadılar ve mezarlığın yolunu tuttuk.
Ziyaretimiz gerçekleştirdikten sonra şehrin tarihi kısmı olan Sur’a gittik. Sur’un yarısına şu anda giriş yasak ve sokaklardan diğer tarafı görme imkanı yok. Gezilebilir durumda olan kısmı gezdikten sonra derneğe geçtik. Bizi ağırlayan taraftarlarla iyice kaynaştık, bol bol sohbet ettik. Kulüp yöneticilerinin bizim için düzenlediği akşam yemeğinde ise bizi bir sürpriz bekliyordu. Eski oyuncumuz Deniz Naki de yemeğe katıldı. Elbette gerek başkanın, gerek yöneticilerin, gerek Naki’nin gerekse Amedsporlu taraftarların moralleri çok bozuktu, yemeğin ilk 15 dakikasında kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. Bir iki anı anlatıp ortamı neşelendirdik, Deniz’e atkımızı hediye ettik ve ayrılık vakti geldi. Havaalanı yolunda tezahüratlara başladık. Rakip takımın tezahüratlarını dinledik. Diyarbakır sokaklarının her köşesinde sayısız polis kontrol ve arama noktası var; fakat bizi taşıyan minibüsün önündeki Amed Sportif yazısını gören her polis araca geçiş izni vedi. Havaalanı girişinde ilk kez durdurulduk. Otobüsün kapısını açtıran polis Şehmus’un hayatını kaybetmesinden dolayı çok üzüldüğünü iletip taraftarlara başsağlığı diledi. Havaalanında, henüz saatler önce tanıştığımız taraftarlarla uzun uzun vedalaştık, bir daha görüşmek üzere söz kestik. Aslında bu vedalaşma bizim için çok tanıdıktı. Gerek yurt içinde gerek yurt dışında katıldığımız toplantılardan sonra, gittiğimiz nice deplasman sonrasında ya da Ankara’ya gelen rakip taraftarlarla vedalaşmalarımızdan bir farkı yoktu. Herkes en içten ve samimi duygularıyla birbirine sarıldı.
Eve dönüş yolunda bol bol futbolun birleştiriciliğinden bahsettik. Elbette tahmin ettiğimiz üzere sosyal medya üzerinden alışık olduğumuz linç kampanyalarından biri daha başladı. Bu acınası insanların, hayatında hiç görmediği, hiç tanımadığı, kişilik özellikleri, dünyaya bakışı veya düşünceleri hakkında hiç fikir sahibi olmadığı gencecik birinin vefatına karşı gösterdiğimiz küçücük bir duyarlılığa dahi, hem de Amedsporluların İstiklal Marşı’nı ıslıkladıkları gibi sadece kendilerine lazım olacak uydurma bahanelere sığınarak verdikleri bu tepkileri hiç sorun etmedik; ama insaniyete de sığdıramadık. Bizi gerçek Gençlerbirliği taraftarı olmamakla itham edebilen bu kişilere oturup uzun uzun Gençlerbirliği kültürü anlatacak değiliz. Kulübümüz, resmi internet sitesinden Şehmus’un vefatı nedeniyle Amedspor camiası ve tüm spor kamuoyuna baş sağlığı dileklerini vakit geçirmeden duyurdu.
Bu arada Amedspor deplasmanına giden Zonguldaksporlu arkadaş aklımıza geldi. Ne de güzel anlatmıştı yaşadıklarını. Biz de mutlaka anlatmalıyız dedik. Bizleri spora siyaset karıştırmakla itham edenler bilsinler ki spora bulaşan siyasi yozlaşma, kirlenme, deplasman yasakları ile insanların bir araya gelmeleri önlenerek yapılmaktadır. Hiç tanımadığınız insanlar hakkında pervasızca atıp tutarken şunu da unutmayın: Acının rengi olmaz! Biz Şehmus kaptanın dediği gibi yapmaya devam edeceğiz. Bize saldıracaklar, kötü sözler söyleyecekler; fakat biz, bencilliğine yenilmeyen, diğerine saygının ifade ettiği anlamı bilen herkesle el ele, omuz omuza olmaya devam edeceğiz.
Saygılarımızla…

BUNU DA ÇÖZÜN  İlk Maçın Hakemleri Belli Oldu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here